Ana Sayfa
Fotoğrafın Hikayesi
Haberin Hikayesi
Fotoğraf Galerileri
TV Dünyası
İnternet Sergisi
Outdoor
Sizden Gelenler
Hikayenizi Gönderin
İletişim

10 Bin Yıl Öncesine Uzanmak

 Bafa-Latmos-Herakleia 

   Rotamıza  Kapıkırı Köyü’nden başlıyacağız..Bafa Gölü kıyısında yer alan Kapıkırı  çeşitli medeniyetleri bir arada görebileceğiniz nadir köylerden biri... Yaz aylarında dolup taşan Bodrum'dan
arabayla sadece 45 dakika uzaklıkta.  Köy Bafa Gölü’nün kuzey doğusunda, Beşparmak dağlarının yani antik Latmos dağının eteklerinde yer alıyor...Milas yönünden gelip Kapıkırı Köyü ne
döndüğünüz anda  Latmos Antik dağının ilginç kaya oluşumları ile
karşılaşıyorsunuz...Büyüleyici farklı bir yer...Yol çok virajlı ve tehlikeli..Latmos Dağı seyretmek için Kapıkırı Köyü ne kadar beklemeniz tavsiye ederim.. 

Kapıkırıköyü-Herakleia
   Kapıkırı Köyü  antik Heraklia kentinin üzerini kurulmuş...Antik kent ile köy iç içe geçmiş..Size Heraklia antik kentini,mitolojik öykülere konu olan Endimion tapınağını,Latmos Antik dağının zirvelerinde yer alan yediler manastırını ve 10 bin yıl önce bu bölgede yaşamış insanların mağra duvarlarına yaptığı kaya resimlerini göreceğiz..Bu resimleri görmek için Latmos Dağı na tırmanacağız.... İlk çağlarda yerleşik düzene geçişi betimleyen bu kaya resimlerini görünce çok şaşıracaksınız...10 bin yıl önce yaşamış insanlara dokunma şansını elde edeceksiniz..Nasıl mı izleyin ve görün.....
   Şuanda Kapıkırı Köyündeyiz...Köy Bafa Gölü ne tepeden bakan bir yamaca kurulmuş..Göl manzarası harika..Bafa Gölü eskiden Ege Denizi'nin bir koyuymuş..Zamanla Büyük Menderes nehri tarafından taşınan alüvyonlar neticesinde denizle olan ilişkisi kesilmiş ve bu koy bir "lagün" haline dönüşmüş.. Gölde irili ufaklı adalar var.. Bunların en önemlisi ikiz ada Menci Adası ve Hayalet Ada..Bu adalar üzerinde Bizans dan kalma manastır ve kilise kalıntıları bulunuyor...Bafa Gölü aynı zamanda uluslararası öneme sahip bir kuş cenneti..Bafa Gölü ayrı bir araştırma konusu..Ama biz daha çok Latmos dağı ve Heraklia antik kenti ile ilgilenmek istiyoruz..Çünkü bu iki yer çok önemli olmasına karşın pek bilinmiyor..

   Kapıkırı hayvanclık ve tarımla geçinen 100-150 haneli bir köy..Aynı zamanda balıkçılık da yapılıyor..Antik şehirden dolayı bölge sit alanı ilan edilmiş..Bu nedenle köyün fazla büyüme şans yok....Bu da kenti koruyan bir etken...
Heraklia kentini çevrelen surlardan antik şehirin büyüklüğünü görmek mümkün..Kapıkırı köyü Antik şehir bir mahallesi gibi duruyor....

   Mousollos kendi halkını çağdaş uygarlık düzeyine yükselmek amacıyla  Latmos kentini Helen kentleri örneğine göre düzenlemiş. Bugün de çoğu bölümü ayakta duran surları yaptırmış. Kralın ölümünden yirmi sene sonra bu surlar Makedonyalı İskender'in ordularına dayanamamış ve düşmüş Heraklia antik kentini çevrelen surlarda en az tapınak duvarları kadar sağlam yapılmış...Özellikle kuleler....Şehiri çevreleyen kulelerin nerdeyse tamamı ayakta...Kulelerden kulelere geçiş için yollar yapılmış..Bu yollar bugün bile köylüler tarafından kullanılıyor..Surların uzunluğu 6,5 kilometre...Surlar 65 kule ile takviye edilmiş..

   Bu noktada İskenderin bu şehri nasıl aldığını gerçekten çok merek ettim...Alın size bir araştırma konusu daha..Acaba bir Truva atı hikayesi de burdan çıkar mı ? belli olmaz..
   Her kulenin manzarası muhteşem..Her biri size ayrı bir dünyaya götürüyor...Kuleler patika yollarla birbirine bağlanmış..

Endimion Tapınağı
Mitolojik Endimion Tapınağına gidiyoruz..Tapınak Kapıkırı Köyü nün hemen altında bulunuyor..Çok güzel bir hikayesi var..Çoban Endimion, bu yöreden, yakışıklı bir delikanlıymış. Baş tanrı Zeus onu severmiş; bu yüzden ona benden ne istersen dile geçekleştireyim demiş. Endimion, bu dağın üzerinde sonsuza dek uyumayı dilemiş, dileği yerine getirilmiş. Böylece Latmos Dağında sonsuz uykusunu uyurken, ay tanrıça selene onun güzelliğine vurulmuş; tanrılar için göç zorunluluğu ya da geleneği olmadığından geceleri gelip onunla buluşurmuş...
   Malesef bu kadar güzel bir efsaneye, mitolojik bir anlatıma sahip  bu topraklar, ne yazık ki çok iyi bilinmiyor ve tanınmıyor.

Latmos Dağı 10 bin yıllık kaya resimleri
Hava çok sıcak..Latmos dağına tırmanmadan önce köy kahvesinde kısa bir mola veriyoruz.. Yediler manastırı ve kaya resimleri için rehber almamız gerekiyor..Bu dağlarda rehbersiz dolaşmak çok tehlikeli..Zaten kaya resimleri için mutlaka rehber almanız lazım ,yoksa yerini bulmanız mümükün değil..Üstelik tehlikeli...Biraz dan bunun nedeni anlıyacaksınız..
Son zamanlarda bir çok yapancı Kapıkırı köyüne den ev  almış...Bu nedenle köylü biraz tedirgin..Bize rehberlik yapacak olan Mustafa Burnak ile buluşuyoruz..Bafa Gölü manzaralı çok şirini bir evi var..Eşi Selda hanımın Ege ye özgü muhteşem zeytinyağlı yemeklerinin ardından yola koyuluyoruz...Araçla önce Kapıkırı Köyü’ne 5 km uzaklıktaki yine Latmos Dağı eteklerindeki Gölyaka Köyüne gidiyoruz...
   Gölyaka da aracımızı bırakıp Latmos dağına doğru tırmanmaya başlıyoruz....
Hava çok sıcak.Baharda gelmek lazımmış.Bafa gölü manzarasını arkamıza alarak tırmanmaya devam ediyoruz...Kızgın kayalar üzerinde yürürken çok dikkatli olmak gerekiyor..Sanki biri bu dağı dev kayaları üst üste koyarak inşaa etmiş..İnsanda öyle bir his uyandırıyor..

   Kayalar üzerinde zıplaya zıplaya yol alıyoruz..Sonunda bir kaya bloğunun önünde duruyoruz.Rehberimiz mağranın bu bloğun altında olduğunu söylüyor..

   Taşın altındaki kovuğuı görmek için aşağı iniyoruz..Küçük bir yarık var..O yarık içinden içeri süzülüyoruz...Kayanın altı boş...Ve işte 10 bin yıl önce, bu görkemli dağlarda  yaşamış insanların, kaya duvarlarına yaptıkları resimler ve el izleri...Onlar bu dağların ilk sakinleriydi..Acı ve tatıl anıların bu basit ama anlamlı resimlernle ölümsüzleştirdiler..Bilinen mağara resimlerinin tersine Latmos’takilerde savaş ve av sahneleri yok. Batı Anadolu'da benzerleri bulunmayan bu resimler, tarih öncesi resim sanatının yanı sıra kadın-erkek ilişkilerine dair bilgiler de sunuyor. 
   Bunun gibi bu bölgede 170 kaya resmi olması heycan verici..Seneye, tümü mümkün değil ama hiç olmazsa  5 yada 6 tanesini görmek istiyorum..Tümünü görmek için 2 ay bu dağlarda dolaşmak gerekiyor..

Yediler Manastırı
Latmos Kaya resimlerini gördükten sonra yediler manastırına doğru yöneliyoruz...Kısa bir inişten sonra yine Bafa Gölü manzarası ile kucaklaşıyoruz..Bafa Gölü’nü  solumuza alıp kısa bir yürüyüşten sonra manastıra ulaşıyoruz..
   Bu rotanın her anı heycan verici geçiyor..İşte yediler manastırı.Kaya blokları içinde önceleri pek fark edilmiyor ama yaklaştıkça büyüleyci güzelliğini fark etmeye başlıyorsunuz...
   Zeytinağaçları ile çevrili bir avludan manastıra giriş yapıyoruz..Avulunun girişinde tek parça bir kaya bloğu var...Bu kayanın içi oyularak tavanına resimler yapılmış...Harika bir görüntü..Bu rotanın her anı süprizlerle dolu..
Manastır şemsiye şeklinde bir kayanın içine oyularak yapılmış...Etrafı  surları ile çevrili..Manastır  iki kilese,bir şapel,keşiş hücreleri ve sarnıçlardan oluşuyor..Manastırı çevreleyen surlar ve kale birbirine merdivenle bağlanmış..Üst kale oldukça iyi korunmuş..Savunma kapısı bile hala ayakta..Manastırın duvar örgüsü ise mükemmel..
   Bafa Gölünden başlayıp Yediler manastırına bir rota yaptık..Antik Heraklia şehrinigördük..Kapıkırı Köylüleri ile tanıştık.Mitolojim Endimion tapınağını ziyaret edip Latmos dağına tırmandık.Tarih öncesi insanların yaptıkları kaya resimlerini bulduk.Onların el iziyle kendi el izimizi birleştirip10 bin yıl öncesine bir köprü kurduk..Ve latmos dağının zirvelerine
 inşaa edilen Yediler manastırına ulaştık..Bafa Gölünün Latmos dan görünen muhteşem manzarasının tadını çıkardık.Bafa gölünde yüzemedik,balık yiyemedik ama inanılmaz yerleri yeniden keşfettik..


Video /www.cnnturk.com.tr /programlar/HYBHV izleyebilirsiniz Ağustos 2009


  Yazıcı Dostu         Arkadaşına Gönder         Yorum Yaz    


Bu sayfayı ziyaret eden 540. kişisiniz.
  Yorumlar
Bu Yazıya Yorum Eklenmemiştir. İlk yorum yazan siz olun

Foto Galeri















 


 
©2007 guvenislamoglu.com  |   Sitede Kullanılan Logo ve Markalar Sahiplerine Aittir. Sitede yer alan yazılar bilgilendirme amaçlıdır.                          tasarım magicfinger.NET